Mudurnu Hakkında
#


Neden Mudurnu'yu Görmelisiniz?

Anadolu'nun güzellikleri, yurdumuzun çeşitli yerlerine serpiştirilmiş ve hatta bazıları adeta gizlenmiş gibidir. Bu güzelliklerin her biri, keşfedilmeyi bekleyen yeraltı zenginliklerine benzer. Onlar size gelemezler, sizin kendilerine gitmenizi beklerler. İşte Mudurnu tam da böyle bir yerleşim yeri.

İlçeye girdiğinizde, Hisar ve Şehriman Tepesi, yükseklerden "hoş geldiniz" der size. Serin ve ferah bir çam kokusunun ciğerlerinize dolduğunu duyumsarsınız. İki dağın arasına gizlenmiş, kıvrılarak akan Mudurnu Deresi'nin her iki yanma uzanmış Mudurnu; utangaç çocuk gibi gülümser.

İlçemiz; bir yanda ormanı, bir yanda tarihi evleri, diğer yanda 1300'lü yıllardan kalma tarihi eserleri ile karşılar konuklarını. Mudurnu; hamam, cami ve saat kulesi, tarihi konaklar gibi eserlerin bulunduğu; Kent Müzesi ile tarihine ve halk kültürüne sahip çıkıldığı, Pertev Naili Boratav Kültür Evi ile tarihin belgelerinin sergilendiği, örf-âdet ve geleneklerin korunduğu, sıcak insan ilişkilerin yaşandığı şirin bir belde. Ahi birliklerinin geleneklerinin büyük bir kısmı yaşatılıyor. Usta olmuş kalfalara, törenle şed kuşatılıyor. Her Cuma günü esnaf, 600 yıldır sürdüre geldiği esnaf duası için toplanıyor. Erkeklerin birikme geceleri, yaren toplantıları; kadınların sıcak yaz günlerinde kapı önlerinde oturmaları, birlikte elişi yapma alışkanlıkları, 'çat kapı' diyerek komşu ziyaretine gitmeleri de devam ediyor.

El sanatları azalmakta birlikte, yaşamını sürdürüyor. Demirci ve bakırcı esnafı, demir dövmeye devam ediyor. İğne oyalan; zarafetiyle, canlı renkleriyle içinizi kıpırdatıyor. Mudurnu kadınları; iç dünyalarını, yürek çırpıntılarım, umutlarını, üzüntülerini el işlerinde, özellikle iğne oyalarında yansıtıyorlar. Bu oyalara verdikleri adlar, kendi yaşamlarından alınmış. Kaynanadili, Kaynana yüreği, Elti eltiye küstü, Ömür törpüsü gibi.

Mudurnu; büyük şehirlerin karmaşasından ve gürültüsünden bunalanlar, kaplıcaların şifasından yararlanmak, inanç turizmine hizmet veren birimlerini ziyaret etmek, tarihi evlerin sedirlerinde çayını yudumlamak isteyenler için, mutlaka görülmesi gereken bir yer.

Mudurnu ile birlikte Mudurnu'nun yakınlarında görülmesi gereken başka noktalar da mevcut.

Abant Gölü: Mudurnu'nun coğrafi sınırları içinde yer alan, Abant ve Mudurnu sıradağları arasında oval biçimli bir çukurluk içinde bulunan Abant Gölü, ilçe merkezine sadece 18 km uzaklıktadır.

Sülüklügöl: Doğa harikası Sülüklügöl, Mudurnu - Akyazı yoluna 9 km uzaklıktadır. Üç tarafı dik yamaçla çevrilmiş, üzeri yeşillikler ve birçok ağaç türüyle çevrelenmiş, kendine özgü bitki çeşitlerini yaşatmaya devam etmektedir.

Karamurat Gölü: Mudurnu'nun 30 km kuzeybatısında yer alan; adını, yakınında bulunan Karamurat Köyü'nden alan göl, bir krater gölüdür. Göl; Mudurnu - Adapazarı yol güzergâhı üzerindedir.

Babas Kaplıcası: Babas Kaplıcası, ilçesi merkezine 3 km uzaklıkta bir şifa merkezidir. Kaplıca suyunun şifalı olduğu ve romatizmal hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Yıllar önce kaba inşaatı tamamlanmış olan yeni kaplıca binası şu an için hizmet verememektedir. Eski Kaplıca binasında 8 oda, pansiyon şeklinde hizmet vermektedir. Odalarda TV ve uydu anteni mevcut olup, özel banyo bulunmaktadır. Kaplıca suyunun sıcaklığının 40 derece olması sebebiyle soğuk su katkısı yapılmadan yıkanılabilen bölgenin tek şifalı suyu unvanına sahiptir.

Sarot Termal Vadi: Kaplıca, Mudurnu Taşkesti Beldesi hudutlarında, Taşkesti - Adapazarı yol güzergâhmdadır. Günde 4.500 kişiye hizmet verebilecek kapasitededir. Mudurnu Sarot Termal sularının içme kürü şeklinde kullanıldığında, idrar yolu ve böbrek rahatsızlıklarına, banyo olarak kullanıldığında ise romatizma hastalıklarına olumlu etkileri görülmektedir.